Normal insanlar kalmadı. Geriye sadece köpekler, kediler ve dışkı parçaları kaldı.

İnsanlık bir doğa hatası. Normal olanlar sadece evdeki yastıkta kaldı.

Artık bu ‘insan doğası’ laflarından, ‘herkesin içinde iyilik’ gibi pembe şuruplardan bıktık.

Dünya o kadar çok boktan insanla dolu ki, onları saymak bile anlamsız. Milyarlarca. Her yerde: telefonunda, ailende, işte, aynanda. Normal insanları saymak, öğle trafiğinde bordelde bakire aramak gibi bir şey. Hem boş hem de aşağılayıcı.

Bu yüzden, gerçekten normal olanları sayalım: köpekleri, kedileri, kirpileri, papağanları, hatta lanet olası hamsterları. Çünkü insanlar arasında normal olan yok. Sıfır. Ahlaki çürümüşlüğün kara deliği.

Bir köpek ya da kedi, ya da herhangi bir evcil hayvan, olduğundan farklı biri gibi davranmaz.

Maske takıp kimse karşısında neymiş gibi yapmaz. Karşısında kim olduğuna göre görünüşünü değiştirmez. Sana yüzüne gülümserken, kafasında seni en çok nasıl kullanacağını hesaplamaz. ‘Seni seviyorum’ demez, bir hafta sonra beğeniler, dikkat ya da para uğruna satılmaz.

Köpek köpek kalır. Sen iflas etmiş, hasta ya da tam bir bataklıkta olsan bile, kuyruğunu sallayacak ve son nefesine kadar seni koruyacaktır. Kedi kedi kalır: bağımsız, sevgi ve nefretinde dürüst. Sadece sana ihtiyacın olduğu için önemliymiş gibi yapmaz.

Peki insan ne?

İnsan, her duruma göre şekil alabilen bir pislik yığınıdır. Bugün aziz, yarın kurban, ertesi gün saldırgan. Sabah senin en iyi arkadaşın, akşam sırlarını sohbette sızdıran kişi. Patronun yanında dört ayaklı bir köpek, astlarının yanında ise beyni yerine penis takılmış bir tiran. Instagram’da ‘anı yaşıyorum ve insanlara değer veriyorum’ derken, gerçek hayatta küçük bir hain, sadece kendisi boğulmamak için seni çiğnemeye hazır.

İnsanlar palyaço olmaya eğildiler. Sadece güzel renkler yerine, alçaklığın tonlarını değiştiriyorlar: sessiz ihanetten gür bir ikiyüzlülüğe. Cenazelerde, kendileri o kişiyi mezarlığa kadar sürüklemiş olmalarına rağmen, krete ağlamaları mümkün. Seni kucaklayabilirken, aynı anda göğsüne hançer saplarlar. Ve en kötüsü de, pek çokları bunu alçaklık olarak bile düşünmüyor. Onlar için bu ‘hayat’, ‘hayatta kalma’, ‘ben sadece realistim’.

Köpek sana dürüst gözlerle baktığı ve sadece sevdiği zaman, insan zaten senden ne kadar çalınabileceğini ve bunu ne kadar güzel gösterebileceğini hesaplıyor.

Bu yüzden bir dahaki sefere biri ‘insanlık’, ‘ruh’ ya da ‘hepimiz kardeşiz’ saçmalıkları yapmaya başladığında, sadece köpeğine ya da kedine bak. Okşay. Gözlerine bak. Ve o insana doğrudan yüzüne şunu söyle: ‘Şu bak. İşte gerçek normal olan bu. Sen değil. Sen sadece insan kabuğu içinde, bugün iyiymiş gibi davranan, sadece avantajlı olduğu için var olan bir pislik parçası.’

Ve nokta. İnsanlık bitti. Geriye sadece hayvanlar ve en azından ne kadar uşak olduklarını dürüstçe kabul eden nadir pislikler kaldı. Geri kalan her şey bir sirk. Kirli, pis, ikiyüzlü bir sirk.